MUTLULUĞUN ANAHTARI BİYOFİLİ OLABİLİR Mİ?

emlakpara.com | Erhan Öztürk | 25.11.2020



Şimdilerde, özellikle de pandemi döneminde çokça konuşulmaya başlanan biyofiliyi, ilk kez psikiyatrist Erich Fromm, 1964 senesinde kullanıyor. Fromm, o zaman biyofiliyi, yaşayan her şeyi ve yaşamı tutkulu olarak sevme hali olarak tanımlıyor. Peki, bugüne geldiğimizde biyofili hayatımıza nasıl giriyor?..


Biyofilinin daha geniş kitleler tarafından duyulup, kullanılması ise 80’lerin ortasında Amerikalı biyolog Edward O. Wilson‘ın yazdığı ve Biophilia ismini verdiği kitap sayesinde oluyor. Wilson da bu kelimeyi diğer canlılarla bağ kurma dürtüsünden yola çıkarak yaşamda kalma içgüdümüzün bir parçası olarak görüyor. O yıllarda iyice artan kentleşmenin doğal dünyayı ne kadar etkilediğini gözlemliyor Wilson. Şimdiyse aradan 40 yıl geçmiş haliyle dünyamızda, özellikle gelişmiş ülkelerde “biyofili” teriminin önemi gittikçe artıyor. Hatta artık anlam olarak çok daha kapsayıcı. Çünkü bizler betonlara sıkıştıkça, topraktan ayrıldıkça, mutsuzlaştık ve nihayet doğanın yaşayan bir şey olduğunun farkına vardık. Bu farkındalıksa bizi biyofiliye, biyofilik tasarımlara, biyofilik mimariye yöneltti. Yani doğayla bağ kurup, bir arada olma isteğiyle yaşamaya başladık.


Biyofilik tasarımın önemi

Biyofilik tasarımda, doğal havalandırmalar, doğal aydınlatmalar, doğal ürünlere benzeyen formlar, doğal manzaralar var. Bu sayede insanlar, belki beton binalarda da olsalar, kendilerini doğal ortamda hissedebiliyorlar. Bir nevi doğayı taklit eden bir yaklaşım da denilebilir. Biyofilik tasarım, kısacası yapılı çevrenin arasına doğanın sızabildiği yöntemleri içeriyor.

Bu yaklaşımı benimseyen tasarımcılar, iç mekana veya mimari tasarıma bilinçli olarak doğayı dahil ediyorlar. Çünkü yapılan çalışmalar neticesinde; işte, eğitimde, sağlıkta aslında hayatın her alanında doğayla bağ kurulduğu zaman iyileştirici, ilerletici etkiler ortaya çıkmıştır.

Bu durum, özellikle iş sektöründe, eğitim ve hastane yapıları gibi kamusal mekanlarda çok önemli oluyor. Doğadan kopuk bir çevre, verimliliği düşüreceği için iş kaybı ve yüksek maliyetlerle sonuçlanabiliyor. Bununla birlikte, teknolojideki gelişmeler ve tasarım konusundaki yeni yaklaşımlarla, biyofilik tasarımlarla olumlu değişimler gerçekleşebiliyor. İş yerindeki çalışanı daha verimli çalışmaya, okuldaki öğrenciyi öğrenmeye teşvik etmeye, hastanedeki hastanın iyileşmesine yardımcı olmaya imkan veren tasarımlara yönelmek, dünyayı daha güzel bir yer haline getirebilir mi gerçekten de…

Biyofili kullanılan yaşam alanlarında yapılan akademik çalışmalar ortaya şu istatistikleri çıkarıyor:

Ofisteki verimlilikte %8 oranında artma

Çalışanların iyi hissetme oranında %13 artma

Okullardaki öğrenme durumunda %20 oranında artma

Ameliyat sonrası gerçekleştirilen hasta bakım ihtiyaçları %8.5 oranında, ağrı kesici ilaçların tüketiminde ise %22 oranında azalma

Bu araştırma sonuçları ise biyofilik tasarımın olumlu etkilerinden sadece birkaçı olarak görülüyor.


Doğayı yaşamımıza dahil etme halleri

Bir doğa deneyiminin, bu kadar onarıcı bir tepkiye yol açabileceği ve stresle ilişkili hastalıklar nedeniyle kaybedilen üretkenlik için her yıl milyarlarca TL’nin ve zamanın israfı göz önüne alındığında, bizi doğaya yeniden bağlayan biyofilik tasarımı, insanlara sağlamanın çok önemli olduğu ortaya çıkıyor.

Google, Amazon ve Apple gibi işletmeler, bu akıma çok büyük yatırımlar yapıyor. Bu yatırımların çalışan konsantrasyonunu, katılımını ve bilişsel yeteneğini geliştirdiği gösterilmiştir.

Biyofilik tasarımlar, farklı hallerde yaşam alanlarımıza dahil olabilirler; esintiler, sesler, kokular gibi hislerle ilgili doğal unsurların yanı sıra çeşmeler, akvaryumlar gibi su elemanları, saksı bitkileri, avlu bahçeleri ve yeşil duvarlar veya bitki kaplı çatılar da bu tasarımlarda yer bulur. Yerel ekolojiyi veya jeolojiyi yansıtan ve farklı bir yer duygusu yaratan doğal malzemeler, doğal aydınlatmalar, manzaralar için geniş açıklıklar, doğada var olan dokular, hava akımı, yaya dolaşımı gibi birçok kriter biyofilik tasarım kapsamına giriyor. Örneğin bol ışık almayı sağlayan geniş camlı, zeminde ahşap kullanılan, yeşil bitkiler serpiştirilmiş bir çalışma alanı da kriterlere uygun olabilir.

Biyofili, aslında insanlığın doğa ile doğuştan var olan biyolojik bağlantısı… Yangınların ve büyük dalgaların bizi neden büyülediğini açıklamaya yardımcı olur; bir bahçe manzarası neden yaratıcılığımızı geliştirebilir; gölgeler ve yükseklikler neden büyülenme ve korku uyandırır ve hayvan dostluğunun ve parkta gezinmenin neden onarıcı, iyileştirici etkileri olduğunu ortaya çıkarır. Biyofili, bazı şehir parklarının ve binalarının neden diğerlerine tercih edildiğini açıklamaya da yardımcı olabilir.

Çalışma alanlarını iyileştirme uygulamalarını takip eden biyofilik tasarım öğeleri, evlerin iç tasarımında da yaygın olarak kullanılıyor.

Biyofilik iç tasarım, bir ev bitkisi eklemek veya yaşayan bir duvar oluşturmaktan ziyade, sağlığı ve refahı etkileyen hoş bir ortam yaratan tek bir tasarımda doğanın doğal formlarını, şekillerini ve renklerini kullanmakla ilgilidir. Biyofilik tasarım, doğa ile ortak bir bağlantı oluşturmak için karmaşık bir şekilde birlikte çalışan bir fiziksel nesneler ağı içerir.

Biyofilik bir tasarımı bir eve sokmanın en kolay yollarından biri, doğaya benzeyen doğal şekiller, dokular ve renkler eklemektir.

Tam anlamıyla biyofilik tasarımlı bir eve sahip olmak isterseniz de, bu özelliklerden sadece birini kullanarak değil, aynı anda birçok öğenin karmaşık bir şekilde iç içe geçerek bir bütün oluşturması şeklinde yapabilirsiniz. Bu kadar bütünsel bir tasarım içinse iç tasarımcınızın yardımıyla tatmin edici bir sonuç elde edilebilirsiniz.

Tüm dünyada, şu günlerde, daha izole yaşam alanlarının peşine düşmüşken zihinsel ve fiziksel refah, büyük ölçüde doğal çevreyle bir şekilde temasta kalmak ve modern kent toplumumuzda kaliteli ve tatminkar yaşamları elde etmek, bir lüksten ziyade bir gerekliliktir.


ARA SPOTLAR

*Doğaya daha derin bakın, o zaman her şeyi daha iyi anlayacaksınız.

Albert Einstein

* Doğayı taklit eden ortamların, insan sağlığı ve refahı üzerindeki geliştirici ve olumlu etkileri birçok akademik çalışma ile kanıtlanmıştır.

*Bol ışık almayı sağlayan geniş camlı, zeminde ahşap kullanılan, yeşil bitkiler serpiştirilmiş bir çalışma alanı da biyofilik bir tasarıma örnek olabilir.



0


Emlakpara.com
En Son Girilen Konut İlanları

emlakpara.com blog yazıları

Mutfakta hayat var!

Erhan Öztürk | 25.11.2020

YAZLIK EVİM İÇİN EMLAK VERGİSİNDEN NASIL MUAF OLABİLİRİM?

Erhan Öztürk | 25.11.2020

Dekorasyonda yeni trend: Renkli camlar

Erhan Öztürk | 25.11.2020

Robot Devrimi

Erhan Öztürk | 25.11.2020

Bulutların ferahlığını ve hafifliğini mekanlara yansıtın

Erhan Öztürk | 25.11.2020